kehfsuresi.com
Kehf Suresi

Kehf Suresi Fazileti

Kehf Suresi Meali

Kehf Suresi Tefsiri

Kehf Suresi İniş Sebebi

Kehf Suresi Kaç Ayettir

Ana Sayfa | Soru Cevaplar | Yeni Makale Ekle | En Son Yapılan Yorumlar | En Çok Tartışılan Konular | En Çok Okunan Yorumlar

Kehf Suresi Tefsiri

Kehf Suresi Tefsiri; Kehf Suresi adını ''el-Kehf'' ismi geçen 9. ayetten alır. Kehf büyük ve geniş mağara anlamındadır. Kehf Suresi Mekke döneminin üçüncü aşamasında indirilen ilk surelerden biridir. Bu sure tüm işkencelere rağmen henüz Hebeşistan'a hicretin gerçekleşmediği dönemde indirilmiştir. İşte bu nedenle işkenceye maruz kalan müminleri teselli etmek, onları cesaretlendirmek ve onlara mümin insanların geçmişte imanlarını nasıl koruduklarını göstermek amacı ile bu surede Ashab-ı Kehf (mağarada uyuyanların) hikayesi anlatılmaktadır.
 
Kehf Suresi'nin Ehli kitap ile birlik olup Hz. Peygamberi imtihan etmek için üç soru soran Mekke'li müşriklerin sorularına bir cevap olarak gönderildiği var sayılmaktadır.Mekke'li müşrikler şu soruları sormuştur:
 
1) Mağarada uyuyanlar kimlerdir?
 
2) Hızır'ın gerçek hikayesi nedir?
 
3) Zü'l Karneyn hakkında ne biliyorsun?
 
İşte bu 3 soru,Hıristiyanların ve Yahudilerin tarihi ile ilgili olduğu ve Hicaz da bilinmediği için Hz. Peygamberin gayb bilgisine sahip olup olmadığını imtihan etmek üzere sorulmuştur. Allah-u Teala bu üç soruya yalnızca cevap vermekle kalmamış, aynı zamanda hikayeleri o dönemde Mekke'de İslam'la
küfür arasında  süren çatışmada kafirlerin aleyhine bir tarzda ele alınmıştır.
Kehf Suresi Tefsiri 
1. Soru soranlara ''Mağarada uyuyanların da Kur'an'ın tebliğ ettiği aynı Tevhid'e inandıkları ve onların durumunun da aynı işkence çeken Mekke'li müminlere benzediği söylenmektedir. Diğer taraftan '' Mağarada uyuyanlar''a işkence yapanlar onlara, aynen Kureyş müşriklerinin Müslümanlara davrandığı gibi davranıyorlardı. Bunun yanı sıra Müslümanlara, bir mümine zalim bir topluluk tarafından işkence edildiğinde, batıla boyun eğmemesi ve gerekirse Allah'a güvenerek oradan hicret etmesi öğretilmektedir. Aynı zamanda Mekke'li müşriklere '' Mağarada uyuyanların kıssasının ahiret inancının açık bir delili olduğu söylenmektedir. Çünkü bu mağarada uyuyanlar da olduğu gibi, Allah'ın uzun süre ölüm uykusunda kaldıktan sonra bile dilerse bir kimseyi diriltme kudretine sahip olduğunu göstermektedir.
 
2) Mağara uyuyanlar kıssası, yeni oluşmuş küçük İslam toplumuna işkence eden Mekke'nin ileri gelenlerini de uyarmaktadır. Aynı zamanda Hz. Peygamber'e işkence edenlerle hiç bir uzlaşmaya girmemesi ve onları kendisine uyan fakir ve zayıflardan daha önemli görmemesi söylenmektedir. Diğer taraftan Mekke'nin ileri gelenlerine şu anda yaşadıkları dünyanın geçici, zevklerine aldanmamaları ve ebedi nimetleri kazanmaya çalışmaları tavsiye edilmektedir.

3) Hızır ile Hz. Musa'nın hikayesi kafirlerin sorularını cevaplamak ve müminleri de teskin etmek için bu şekilde ele alınmıştır. Bu nedenle bu kıssadan alınacak ders şudur: '' Allah'ın mülkinde Allah'ın dileğine uygun olarak meydana gelen şeylerin hikmetine tamamen iman etmelisiniz.  Gerçeklik sizden gizli olduğu için siz meydana gelen şeylerin hikmetini anlayamazsınız. Bazen de bu olaylarda size göre bir terslik varmış gibi görünür ve ''Bu neden oldu, nasıl oldu?'' Diye sorular sorarsınıız. Gerçek şu ki, görünmeyenin (gayb) perdesi kaldırılsa, o zaman meydana gelenin, yaşananın en iyi olduğunu bizde anlarsınız. Bazen bir şeyin bizim için kötü olduğu izlenimine kapılsanız bile, sonunda onun sizin için bazı iyi sonuçlara yol açtığını görürsünüz.''

4) Aynı şeyler Zü'l-Karneyn kıssası için de geçerlidir. Çünkü bu kıssada soruları yöneltenleri uyarmaktadır. ''Ey gururlu ve kendini beğenmiş Mekke uluları! Zü'l-Karneyn 'den ders almalısınız. Zü'l-Karneyn, büyük bir kral, büyük bir fatih ve büyük kaynaklara ve yeteneklere sahip bir insan olmasına rağmen, yine de yaratıcısına teslim oldu. Oysa siz onunla karşılaştırıldığında küçük ve önemsiz birer lider olmanıza rağmen Allah'a isyan ediyorsunuz. Bunun yanı sıra Zü'l-Karneyn korunma için en güçlü duvarlardan birini inşa etmiş olmasına rağmen yine de gerçek güvencesi Allah'tı ''duvar'' değil.  O duvarı ancak Allah dilediği sürece kendisini düşmanlardan koruyabileceğine ve Allah dilerse onda çatlakların, dileklerin oluşacağına inanıyordu. Oysa siz onunla karşılaştırıldığında önemsiz ve küçük bazı bina ve evlere sahip olduğunuz halde, tüm felaketlere karşı kendinizi emin ve korunmuş sanıyorsunuz.

Kur'an bu surede Peygamberi saf dışı bırakmaya çalışanların oyunlarını yine kendine çevirmektedir. Fakat surenin sonunda başlangıçta belirtilen ilkeler yine tekrar edilmektedir. '' Tevhit ve ahiret haktır, gerçektir ve sizin iyiliğiniz içindir. Bunları kabul etmeli, buna göre gidişatınızı düzeltmeli ve bu dünya da, ahirette Allah'a hesap vereceğinizin farkında olarak yaşamalısınız. Aksi takdirde hayatınızı mahvedersiniz, yaptığınız şeylerin değeri de bir hiç olur.''

Kehf Suresinin son ayetlerinde geçen sözler ile '' Allah'ın Kudreti'nin ve Hikmetinin mucizeleri, olağanüstü olayları ve harikulalikleri'' anlatılmaktadır.

Yorumları ve Tartışma Forumları
İsminiz :
Yorumunuz :
Yorumunuza gelen cevapları takip etmek istiyorsanız, E - Posta adresinizi girmelisiniz. ( E - Posta Adresiniz Site de Yayınlanmaz)
Güvenlik : Kırmızı renk ile yazılan sayıyı girin

0 Yorum Yapılmış "Kehf Suresi Tefsiri"



Gizlilik İlkeleri | Güvenlik İlkeleri | İletişim | Site Haritası | Yardım Forumları | Yardım Sayfaları

Kehf Suresi, Sitede yer alan grafiklerin tüm hakları saklıdır. Kopyalayanlar hakkında yasal işlem yapılacaktır. Sitede yer alan bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına, uygulanmasına, satın alınmasına, delil gösterilmesine veya tavsiye edilmesine aracılık etmez. Sitemizdeki bilgiler, hiç bir zaman kesin bilgi kaynağı olmayıp, kullanıcılar tarafından eklenmiştir veya yorumlanmıştır. buradaki bilgiler sitemizin asıl görüşlerini içermeyebileceği gibi hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine de geçmez.

Ağustos - 2014